karşı koy...baş kaldır...savaş...hayatın askerleyiz biz...binlerce spermle yarışa girmedik mi en başında?en erken emekleyen olalım diye uğraşmadılar mı?en erken dişi çıkan çocuk diye...ilkokulda ilk kurseleyi alan...
ağlayarak yazıyorum sana bu mektubu...gözyaşlarını hissetmek istiyorum sevgilim,gözyaşların sızsın şimdi boynumdan içime...uyumaktan başka hiçbir kurtuluş yolu yok artık...sırt üstü uzanıp kapatıyorum gözlerimi,ve gözlerimin kenarından akan...
ola ola olaanlaşabilmek için bakışmak yeter çoğu zaman.sen hüznünü saklarsın yıldızlara açılan gözlerindebense sakladığın tüm hüznü görebilecek ışığıretinalarımda...hiç bir kelime anlaşamazdı gözlerimiz kadar.hiç bir nokta...
Ne hasta bekler sabahı,Ne taze ölüyü mezar.Ne de şeytan, bir günahı,Seni beklediğim kadar
büyük düşün ki,büyük işler yapasın.ayakta kalmak her zaman zor olandır,ama marifet zor olanı başarmaktır.herkes gittiğinde bile belki de yüzünü net hatırlayamadığın birisi sırtını sıvazlamak için...
yağmur yağıyor istanbul a.evimin karşısındaki mezarlıkta,ağaçlar yıkanıyor,toprak yıkanıyor...ve yıkanan ağaçların mis kokusu balkondan eve yayılıyor.pencere açık duyabilmek için yağmurun sesini.tüm kapıları açtım ve önlerine minder...
Bir düştü gördüğümüz en güzelinden,Ve bir kış türküsü,Acımadı, uyandırdı bizi aniden…Gözlerini düşünüyorum bu gece. Bu gece bana neler yaptığını düşünüyorum eşsiz gözlerinin.İçimi eriten bakışlarını düşlüyorum...
güldü bana...senin öykünü ben yazacağım çocuk dedim.güldü...benim öyküm olmaz dedi..güldüm...hiç birşeyin eksik değil dedim.hayatını yazabilirim.çetin bir yaşamın var.üstelik kimilerine ilham olabilir bu zorluklar altında nasıl...
uzun uzun günlerden sonra bir gece…Bir adam…Bir otelin kapısında son sigarasını içine çeke çeke tüketmekteydi…yağmur usulca yağmaya başladığı an adamın gözünde çok eskiden izlediği siyah...