söndürmek tüm sigaraları,hayatın pörsümüş derisi üstünde...

6/8/2008 - destiny2

Kategori: oykucuklerim

elvin ve özgür...iki kardeş...yalnızlıklar içinde...
elvin özgürün babasının ikinci kaarısından...özgür annesini hayata gelirken kaybetmişti bu yüzden henüz çocukken bile hep katil damgası yemişti.babası bir gece içkili gelince eve geberseydin de anan yaşasaydı demişti..bu evin işini ben mi yapacağım hep?kaltak dopğura doğura erkek doğurdu.madem geberecektin kız doğuraydın evin işini yapardı,satardım para kazanırdı...
özgür bu sözleri duyunca ilk nefret duygusunu hapsetti baba olacak herifin gözlerine ve her daim ondan nefret etti...daha anaokuluna başlamasına  bir yıl     vardı .  babası     elvinin annesiyle evlendi.iyi kadındı ayşe hanım.evin her işini yapıyordu...ali bey i mutlu ediyordu geceleri.ama özgüre klasik bir üvey anne edasıyla yaklasıyordu.hiç sevmezdi özgürü,tabak dahi koymazdı masaya...hep bu çocuk arsız olacak derdi ama kendisi ali beyle 5 aylık gebeyken evlendi..daha doğmadan piç olmuştu elvin...
evdeki terör havasına inat elvin ve özgür herşeylerini paylaştılar.beraber oynadılar beraber güldüler..beraber ağladılar...
özgür ona bir abi edasıyla hep sahip çıkmıştı..aynı okula gıdıyorlardı nitekim..elvinin yanına koşardı hemen teneffüslerde...
bebare büyüdüler.beraber yürüdüler hep elele...özgürün abi iç güdüsü müydü bunu yaptıran yoksa başka bir his miydi kimse bilemedi..zaten kimse merak etmezdi...
babası içki batağındaydı...hastaydı.evde tüm gün uyurdu.annesi ise çoktan başka bir herif bulmuştu kendine...
ve bir gece ali bey tuttuğu gibi elvini kolundan,çıkardı odadan..bana bak fahişe,boşuna mı besliyoruz seni bu evde?yok okul filan,işe girip çalıs,para kazanacan....
iş bulamazsan sat kendini,bundan iyi iş mi olur sana...hem ne de güzelsin öyle baksana..elvinin upuzun saçlarını tutup burnuna yaklaştırdı.özgür çıktı odadan..napıyorsun sen be?sapık herif...daha çocukken nefret ettiği gibi nefret ediyordu o adamdan.bir kez bile baba dememişti ona...
ne o lan?babana karşı mı geliyorsun sen?
geliyorum sapık herif dedi özgür.babası okkalı bir tokat attı özgürün yüzüne.artık elvinin elinden tutup okula götüren küçük abi değildi özgür o artık delikanlıydı.22sine  basmıştı.elvinse henüz 18yaşında bir genç kız..yere düştü özgür...
babası tekmelerle geldi üstüne..ne o pezevenk?sen mi satıyosun bu kızı?
ayşe hanım kılını bile kıpırdatmadı çünkü elvin zaten bi başkasındandı...elvivin kaderide kendi gibi piçdi...nerde ne olacağı asla belli değildi..
beni kızdırma dedi özgür...ne o lan?kızrasan ne lacak dedi babası..satacam bu kızıı.beleşe mi besledim bunca zaman...

özgür mutfağa koştu.çekmeceden aldığı bıçakla doğru salona geçti...bak bak bak beni mi öldürecen lan dedi...babası bir daha vurdu özgüre..özgür her yumruk yiyişinde elvin daha çok ağlıyordu...babası çullanmıştı özgürün üstüne.yere düştüler.ve bir ah sesi tüm ortalığı sakinleştirmeye yetti.ali bey ayağa kalktı...elinde bıçak,kocaman açılmış gözleri...özgüre bakıyordu.ve özgür yarı baygın eli kalbinin tam altında...kalakalmıştı.sürtük dedi ali bey elvine.senin yüzünden oğlumu öldürdüm.hemen bıçagı yere atıp evden uzaklaştı...

ayşe hanım hemen bir telefon görüşmesi yapıp çantasını aldığı gibi kapıyı kapattı..elvin atlatamadığı şokun etkisiyle uzandı özgürün üstüne...özgür...
bırakma beni..özgür......
gitme....
özgür yarı açık gözleri,uzandı elvinin yüzüne kanlı elleri...
sen benim
meleğimsin dedi...
elvin o an çözebilmişti belki de..evet seviyordu özgür elvin i..
sende benim meleğimsin özgür,gitme dedi...
ve özgür yanına düşen bıçağa uzandı...
öyle iyi tanıyorlardı ki birbirlerini,elvin hemen anladı..
tam kalbimin üstünden dedi elvin..
meleğim dedi son kez,doya doya...belki mutlu bir günde söyleyecekti bunu başbaşa..
başa çıkamayacaksın elvin dedi..
başa çıkamazsın,gel benimle..
seninle gelirim her yere,ölüme bile...
özgür sapladı bıçağı elvinin göğsüne ve elvin bastırdı eline üstüne daha derine insin diye....
uzandı özgürün yanına..sarıldılar birbirlerine...
ve elvinin mavi gözleri...
huzurla kapandı ilk kez ömründe...
bakir ve bakire...
piiç olan kaderlerine
baş kaldırdılar o gece..
yıldız oldular tek bedende...
sonsuza kadar
mutlu bir denizde
birdeniz kabuğu özgür
ve elvin bir inci onun içinde...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/8/2008 - firar

Kategori: oykucuklerim

ne oldu bana?ellerim?ellerim nerede?ya gözlerim?inancım?umudum nerede?
--------------------------------------
bende...ödünç aldım senden hepsini.gökyüzünü sardım bir ayna parçasına,attım cebime...seni her özlediğimde senin gözlerinle bakıyorum ona...benden gitmekle,kendini benden kurtarabileceğini mi düşündün?ellerini ben çaldım.avcumda sen bıraktın onları.hatırlasana,tutardın sıkı sıkı.benden gittiğinde ellerin,avcumda kaldı.gözlerini ben çalmadım.en çok bana bakmayı severdin hatırlasana.güzel bir gündü hani,yağmur yağıyordu arka sokağa.biz ise seninle gizlenmiştik bir apartmanın giriş katına.kıskanırdın yağmur degerse tenime..çalar diye korkardın kokumu...öpmüştün ya beni o karanlıkta.ve tüm siyahlığın içinde beni hala net görebildiğini demek ki retinalarının artık bana ibadet ettiğini söylemiştin ya..sen benden gittiğinde gözlerin efendisinin yanında kaldı.inancını ben çalmadım.bu dünyada bir tek bana ınanırdın.herşey yoluna girecek demem,gözlerini açman için yeterdi sana.susardın,bakardın bana,gülümserdin...madem bana yaşama gücü veren sensi,sen benim yaradanım ve mahvedenimsin demiştin.sen benden gittiğinde,ben hala kendimde oldugum için;imanın bana itaat etmekte hala...hala benim yarattığım ya da mahvettiğimsin..
beni öldürüyorsun demiştin ya son gün;yüzüme bakarak...
sonra taşmıştın kendi denizinden bir okyanus gibi.oysa sen hiç okyanus bilmezdin benim gözlerimden başka.işte  bu yüzden bocalaman,boğulman...
benden gittiğinde,
bu senin sonun oldu sevgilim.yaşattığın her acı için ellerini gözlerini kullanıyorum şimdi...kendime ne zarar verirsem aynı acıyı sende duyuyorsun şuan..benden gitmekle kurtaracaksın sandın kendini bu sonu olmayan aşkdan..oysa bilmeliydin sevgilim.ceza,cezalandıranı ıslah eder...
ve kadınlar zavallılık rolünde,hep ustadırlar...
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/8/2008 - bir fahişe

Kategori: oykucuklerim



uzun uzun günlerden sonra bir gece…

Bir adam…

Bir otelin kapısında son sigarasını içine çeke çeke tüketmekteydi…yağmur usulca yağmaya başladığı an adamın gözünde çok eskiden izlediği siyah beyaz dedektif filmleri canlandı…

İçini çekti..gençliğini anımsadı.pek de yaşlı sayılmazdı oysa…otelin karşısında oturduğu bankın kenarında ona bir sokak iti eşlik ediyordu.titreyen sırtı ılık ılık ciğerlerinden yükselen hırıltıyı daha da belirgin bir hale getiriyordu.

Adam sigarasından sonkez çekti içine bir duman angaryasını…ayağa kalktı..……ceplerini yokladı..göğsünü şişirdi ve otele yöneldi…

 

257numaralı odayı aramasını istedi resepsiyon dan..aradılar ve adamın beklendiği haberi geldi.3.kat sağdan 4.oda…

Adam asansör yerine merdivenleri tercih etti.3.kata geldiğinde eliyle yapmış gibi buldu odayı.ne sağa baktı ne dördüncü odaya…kapıyı tıklattı iki kez..içerden kibar bir kadın sesi buyurun dedi..

Açtı kapıyı sol eliyle yavaşça…

Odada klasik bir 3.sınıf otel odasıydı işte.uzun bir yatak fazla geniş olmamakla beraber…

Kenarda küçük bir koltuk..rengi solmuş perdeler…güneşten sararmış yatak çarşafı..yerde sökük bir halı…ve ekranı toz duman içinde bir televizyon..en dipte ise içi boş olan ve çalışmayan bir mini dolap…

 

Geleceğini biliyordum..dedi kadın adamın odayı süzen gözlerinin istikametini değiştirebilmek için..

 

Bildiğini biliyorum dedi adam usulca…

 

Kadın siyah dalgalı saçları ve kıpkırmızı dudaklarıyla uzandı yatağa…siyah dizüstü bir gecelik vardı üstünde satenden…dantelliydi göğüs kısımları..ve göğüsleri çok alımlıydı..eğer bir silah olsaydı herkesi öldürebilirdi göğüsleri..belki bir peygamberi bile…güzelliğinin getirdiği ilgiden dolayı daha 14 yaşındayken çözmüştü erkek adamları…bir mahalle piçinin altında yanmıştı iki bacağının arası..o günden bu yana asla soğumamıştı orası…her gece başka bir yerde,başka biriyle sabahlamaya alışmıştı.hayatından memnun gibi gözükmeye çalışsa da daha az önce sildiği akmış rimellerinin izi yol yol duruyordu yüzünde…ve daha on dakika önce giden adamın attığı tokat izleri sol peçesinde…

 

Uzandı kadın yatağa..adama döndü davetkar bir tavırlara..

Ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum biliyor musun?

 

Saçlarıyla oynamaya başladı…

 

Evet iyi bir adamdın..bilmiyorum hala öylemisin..gitmekte haklı mıydın?onu bilmiyorum işte.kalsaydın ne değişirdi o da bir muamma..ama hak etmedim ben bunları.beni tanıdığında da böyleydim,yüzümden önce gördün bacak aramı,oysa suçladın beni,ezdin geçtin…fahişelikle suçladın..evet öyleydim..fakat bunu bile bile geldin…

 

Sus..dedi adam..seni dinlemek için gelmedim.sabahlara değin ağladığını biliyorum..bir fahişe olmaktan gurur duyduğunu söyleme bana sakın…seni kurtarmak istiyorum dedim…izin vermedin..

 

Kadın sustu…komodinin üstünden paketini aldı.ince bir sigara çıkardı.filtresine taktı..ve dolgun dudaklarını uzatarak sigarayı çektiiçine..adam bir elini pencereye dayadı..yağmuru izliyordu..kadının bir iç çekmesiyle irkildi.camdan gerisine yattı.bacaklarını gördü kadının..biri dümdüz diğeri ise yukarı doğru kıvrılmıştı..sırtını karyolaya dayamış elindeki ince sigarasıyla gayet şehvet kokuyordu kırmızı dudakları…

 

Sen dedi kadın..

Sen!

Yabancıydın..hayatıma girdin..seni sevdim..ama gittin haber bile vermeden..küçük gördün beni,dışladın,oysa beni bir cami avlusunda değil yol kenarında tanımıştın.sana bana aşık ol demedim..bunca yıl sonra gelmiş hala beni kurtarmaya çalısıyorsun..ne değişir?zaten yaşanabilecek her şeyi yaşadım..bedenimi geç,ruhumu sattım..delik deşik içim..nasıl saracaksın bu yaraları nasıl?

 

Kadın hıçkırarak ağlamaya başladı.o kadar belliydi ki gözyaşlarının sınırda beklediği.inanamadı bu kadar doğal ağlamasına.bir bebek gibi ağlıyordu,savunmasız,maskesiz…

 

 

Nasıl düzelir nasıl nasıl…

 

2dakika arayla tekrarlıyordu kadın bu sözleri…ve yayılıyordu odaya tükürükleri..adam şapkasını çıkardı..kadının yanına oturdu.ellerini tuttu..sıcacıktı…

 

Kadın adama baktı..gözlerine..bilmem kaç sene sonra bakıştılar gözgöze..ikiside biliyordu…ne adam unutabilmişti onu,ne kadın onun tadını alabilmişti bir başkasından..

 

Bak bana dedi adam..

Seni kandırmaya gelmedim..ellerinden tutmaya geldim..zavallı olduğunu söylemek,seni acizmişsin gibi hissettirmek için değil..seni kurtarmaya geldim…

 

Kadın açmaya çalıştı adamın kabanının düğmelerini..biraz sonra adam sadece atletliydi..kadının tavırlarına itiraz etmedi,çünkü unutmamıştı,biliyordu bu hissi..birazdan bir erkek gibi hissetmeyecekti kendini,bir tanrı olacaktı güneşten sıcak…

 

Kadın soydu adamı…kollarını sırtına doladı..dudağını ise boynuna yapıştırdı..nefes alışı tıpkı boğulmak üzere olan biri gibiydi..adam kavradı kadını sırtından..boynunu okşamaya başladı daha sonra..göğsüne indi elleri..kadının kalbiürkekti,minikti…

 

İnadına ağlıyordu kadın ve inadına öpüyordu..adamın boynuna değen her damla gözyaşı biraz daha tahrik ediyordu..kadınsa titriyordu her öpüşte..en sonunda yorgun dudaklar birbiriyle buluştu…adam kadını soydu,omurga kemiklerini okşamaya koyuldu..kadınsa iyice tatminkar bir tavırla  uzandı yatağa tekrar..ve adamda…öptü,öpüştüler…

 

Kadın adamın sırtını tırnaklıyordu hırstan,zevkten..

 

Evet dedi yalan söyledim.asla mutlu değilim..düzelt her şeyi sevgilim..kurtar beni…

Adam siyah dalgalı saçlar arasında gezdirirken ellerini ve tadına varmaya çalısırken sol göğsünün kadının,

 

Korkma dedi usulca,nefesini kadının göbeğine indirerek..seni kurtarmaya geldim…

 

Biraz süre sonra adam yorgun düşmüştü…kadınsa omzuna başını dayamıştı adamın…sıkı sıkı sarılmıştı..

 

Seviyorum seni dedi adam…

Yuva kurabiliriz…evlenebiliriz.artık gitmem gerekmiyor.artık gurur gerekmiyor.artık bir fahişeyi sevdiğim için utanmıyorum.anlııyor musun?artık boynundaki morluklar beni kızdırmayacak…artık onlar olmayacak..tertemiz olacağız,sevgimizin nehrinde yıkanıp arınacağız..göreceksin,güzel olacak…

 

 

Kadın ağır ağır ağlıyordu..peki dedi…

 

Sabaha kadar uyudular sanki…sanki birkaç saat değil bir ömürdü,bir saniye 100yıl demekti..gecenin ortasında pencereden vuran ay ışığıyla beyazlaşıyordu kadın..ve adam ömründe doğru bir şey yapmış olmanın verdiği güvenle kadınının omzunu okşuyor,saçlarını öpüyordu…

 

Bir silah sesi..

Tek el ateş…

 

Uyandı adam..

Kadın yanında yoktu..

Komodinin üstünden alıp hemen cebini yokladı,silahı yoktu..

Banyoya koşturdu..

Ve işte o melek,

Şeytanlarca tecevüze uğrayan o küçük kız…

Yerde yatıyordu,tam alnının ortasından kendini vurmuş olarak…

 

Ve aynanın önünde bir de kağıt…

 

‘sevgilim,

Gelişin benim için neler ifade etti bilemezsin…geldiğinde önemsemiyormuş gibi görünmeye çalıştım,oysa sabaha değin düşündüm..senin kollarında kendimi bir melek gibi hissettim…

Şeytanlarca tecavüze uğramış birmelek..bir küçük kız..gözyaşlarım bile siyah akmaya başlamışken,dün gece bembeyaz ağladığımı fark ettim..

Bu sabah uyandığımda sen uyuyordun,yorgun kederli..

Benimle ömrünün tamamlamak için verdiğin kararda çok düşünmüşsün belli..gittiğin yerde acaba bu gece kimle diye düşünmekten kırışmış alnın,fark ettim…

Ayrıca hala benim öğrettiğim gibi öpüşüyorsun,hissettim..

Sevgilim,

Sana ne çok zarar verdim…

Gittiğin sabah uyandığımda kendimi bomboş hissettim..emeklemeye bile korkuyordum..ama sonra elimden tuttu tecavuzculer…ve dokundular tek tek yaralanmış kalbimin üstüne…

Beni almakistiyorsun ama gelemem,

Senin tertemiz hayatını mahvedemem,

Geçmişim beni bırakmaz asla…

 

Sevgilim,

Hayatımda canımı yakan bu alın yazısını yakıyorum şimdi..asla yaşanmayacak tüm kötülükleri siliyorum hafızamdan…yıkandım demin..keseledim kendimi..biraz da ağladım,mühim değil..sana baktım,uyuyordun..melektin..gerçek bir melek..kapattımm gözlerimi…

 

Kendime yalan söyleyebilirim ama sanma asla…

Kötü yazım,fena kadınlığım bulaşmasın masum hayatına..

 

Vasiyetim,

Temiz bir kız bul kendine..çocugun olsun,

Beni sevdiğin kadar hatta daha fazla sev o kadını…

Ama beni öptüğün gibi öpme..

Bir kadın,bir adamın dudağından anlar geçmişindeki yaraları…

 

Fahişelerinde gururu olur sevgilim,

Gittim sanma,arkandayım,aynadayım…seni izliyorum hep izliyor olacağım..

 

Seni sonsuza dek seveceğim…!

 

Adam gözyaşlarını sildi..arkasına döndü…

Aynaya dayadı dudaklarını…

 

Uzun uzun nefes aldı..

Kapattı gözlerini..

 

Ve barutun keskin kokusu tekrar yayıldı odaya..

Tek el ateş..

 

Üst üste iki beden..ikisi de birbirinden yorgun..

 

Aynada buluştular,el ele tutuştular,

Öpüştüler

Ve nefes olup,

Birbirlerinde karıştılar…..

 

Nokta!



Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/6/2008 - bebeğim!

Kategori: oykucuklerim

evden ayrılışımın 3.günüydü.3 gündür hem çok mutlu hemde çok kederli geziniyordum ortalıkta.yanımda stain olduğu sürece huzurlu olabileceğimi sanmıştım.meğer bir aile sıcaklığı ne de lazımmış bana.aslında o kadar da kötü geçmiyor günlerim.belki de bu denli huzursuz olmamda yaşagımız o acı günün izi var...
5.günüydü evden ayrılışımın.stain le sabah konusuyorduk evimizde.bana gelecek günlerin ne kadar güzel olacagından bahsetti ikimiz içinde.okullarrımız bitince evlenmeyi planlıyorduk.ve sonra bir kaç çocugumuz olmasını.her zaman evladına güçlü bir şekilde sahip çıkacak bir anne olmayı istemiştim.hala da istiyorum amaçsız bir şekilde...çocugumuzun beyaz yumuk yumuk ellerini hayal ettik ve mutlu olduk kahvelerimizi yudumlarken...
ve o inanılmaaz ağrı,midemde karnnımda,bacaklarımda..
ve en sonunda şiddetli bir kanama..
bayılışım..
stainin beni kucaklayıp ağlayarak evden çıkarışı.ambulansta ellerimi tutuşu..ve kana bulanan eteğim..
-------------------------------------------------------------------------------------------
uyandım.4gün olmuş uyuyalı.yani 7.günü evden ayrılışımın...nedense büyük bir huzurla uyandım.tüm dilekleri gercek olmus küçük bir kız gibiydim.hiç dilekleri gercekleşmiş küçük kız görmedim ama bu ruhumdaki hafifliği ve içimdeki neşeyi ancak bu cümle tarif edebilirdi..stain geldi odaya,sanki alnı biraz daha kırışmıştı...özlemişim onu iki günde,iki bin yıl görmemiş gibi..kokusunu çektim içine,dudaklarında öptüm...hiç merak etmiyordum bana  ne olduğunu.bilmek istemiyordum.çünkü ben ve stain ölümsüzdük.dünya batacaktı biz kıçımızla güllerken...ve şeytana itip,ben kendm giderim diye kafa tutacaktk öbür tarafta..yarın çıkabilirsiniz dedi doktor hanım.peki dedim.hafifçe doğruldum...yüzümü yıkamak istedim.ve üstümü değiştirmek.
soyunduktan sonra dikişleri gördüm.ameliyat olduğumu o an anladım..neden bilmiyorum hiç aklıma gelmedi ameliyat olayı..ve bir boşluk midemin altında...içgüdüsel bir boşluk..banyodan çıktım koşar adım,stain e baktım,anladığımı anlamıştı...
hamile değildim merak etmeyin.am abirşey vardı.ruhumdan bir parça çekip almışlardı kasığımdan...kanayan yaralarıma yenisini eklemişlrdi hisediyordum...
stainin yanına gittim.oturamıyordum,ağrılar başlamıştı...ne oldu dedim ağlayarak..ne oldu?
ne yaptılar bana bbeğim söyle..bu bşluk dolmayacak gibi..yalvarırırm söyle,korkuyorum..stain ağlamaya başladı.gözyanaşları usulca yanaklarından süzülüyordu...henüz çok genctik.ağlamak istemiyorduk hiç bir zaman.evlendiğimizde hersey düzelecekti.minik beyaz elli,yumuk yumuk gözleri olan,tombul bir kız çocuğu herşeyi değiştirecekti...ve sırf o güzel bir dünyaya doğsun diye önce çok çalışıp para kazanacaktık,çocugumuz oldugunda onu bakıcıya bırakmak istemediğimiz için..

stain ağlıyordu..bende öyle...sustuk..sadece hıçkırıyorduk,ve gözyaşlarının binlerce   ton ağırlık uygulayarak yanaklarıma düşüşü
--------------------------------------------------------------------------------------------
doktor hanım girdi odaya.dmeke ayaklandınız,ağrınız var mı_şimdi uzun bir süreçtesiniz çünkü...
-bana ne yaptınız?
kadının sözünü yarıda kesip ağlayan gözlerle sordum.
çok kanamanız vardı dedi üstelik bir kist bulduk.yaşayamazdınız onunla,sürekli kan kaybederdiniz.çünkü kötü huyluydu..
ne oldu diye bağırdım..
üzgünüm ama ane olamayacaksınız.rahminizi aldık.çünkü öyle gerekiyord......

gerisini duymadım.beynimde aşağı kaynar sular dökülmüştü.her bir damarımın atışını beynimde hissettim...gözlerim yanıyordu.koşup kendimi denizlere fırlatmak istedim...kilitlendi dilim,ne konuşabildim ne susabildim..staine döndüm..ayaktaydı bana sarılmak için..ağlıyordu...gözleri şişti,yeni farkına  varabilmiştim...susamadım ama susturudlar iğneyle...2gün sonra taburcu edildim içimde can kırığı kasığımda 24 dikişle...

----------------------------------------------------------------------
9.günü bugün evden ayrılışımın.ayrıldığım günden çok daha fazla karamsarım.artık hayal dahi kuramıyoruz stainle...küçük beyaz kızımız,yumuk yumuk elleri olan kızımız,       japon   gözlü  kızımız artık yoktu.susuyordukk evde öylece.ben ellerim karnımda ağıtlar yakıyorudm kızıma.stain ise mutfakta ilaçlarımı hazırlıyordu.odaya geldi.
kanser olsan daha mı iyiydi bebeğim dedi?
bu durumun asla telafisi olmayacağını bildiği halde söyledi birşey..ne dediğini bilmiyordu, ne dediğini anlayamadım...
gözlerine baktım.havada kaldı cümlesi.doldu gözleri.sarıldık ve ağladık..

bugün 9.günü evden ayrılışımın.9 canımın 9.unuda parçaladım...ve şimdi biraz sağır biraz dilsiz,ve kör aydınlığı göremediğim için,devam ediyorum nefes alıp vermeye..arkamdaki yatakta uyuyor stain henüz..şimdi gidip sarılacagım sıkı sıkı..sıcaklığı beni alıp götürecek..ellerini göbeğime koyar belki,kızmızı sevmek için.bunu hep yapardık...ama...yarım kalmalı bu cüle.bu yazı..yarım kalmalı herşey gibi..bizim gibi...

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/6/2008 - günüme başlarken,klasik bir mide spazmı

Kategori: oykucuklerim

Siyaha boyalı bir gökyüzü umuda yolculuğu nasıl çağrıştırmazsa bir mülteci gemisinde,yalnızlığa açılan gözler de umudu taşımaz kirpiklerinde…

Hayat denen oyunda kumar oynuyorum kartlarım şeffaf biçimsizce..

Ve tanrı;

Kumarı sevmez…

Zarlarımı atıyorum düşeş..kazanmam mı lazımdı afedersin?

Kart çalıyor tanrım hile yapıyorlar görmüyor musun?

Gerçekten yalan mı söylüyorlar yoksa senin yazdığın senaryonun farklı episodlarında boy mu gösteriyorlar?

Öfkem büyük değil benim..şuan çok farklı kelimeler sarf edebilirim..kızgınlığım kimseye değil,kendime de değil…kızgın değilim..kırılgan değilim..sadece anlamaya çalışıyorm..bir tutam deniz ve bir avuç hayal neden yetmiyor yeşermesine düşüncelerimizin?neden kanatlandırmıyor ruhunu bir gününü tamamlamış kelebeklerin?

Ve sen tanrım neden ürkütürsün beni gökyüzüne baktığımda?

Zaman ağır ağır işliyor burada..arabaların sürekli geçtiğine telefonların sürekli çaldığına bakma..yavaş yavaş öğreniyor insan evladı acizliğini..yavaş yavaş seziyor hissizliğini…normal karşılanıyor artık büyük uçurumlar..her şeye kapalı gözü insanın..yüzüne  basa basa yükselmeye çalışıyor evlatların…uçurumdan kurtulmak için ileri bakıyor sürekli…farkına varamıyor yıprattıklarının..yavaş yavaş geliyo ölüm tanrım..yavaş yavaş geliyor..ve ölenler hep erken ölüyor..doğanlarsa biraz daha geç..anlaşılan saatin bizimki gibi işlemiyor…fakat tükeniyor tanrım dünyaya biçtiğin değer tükeniyor..ve sırat ta omuz omuza yürüyecek olan bizler başımız önde bilinmezlikler içinde nefes alıp veriyoruz…telaşlarına kapılmış hayatın,sadece aynalara kusuyoruz…

Tüm yalancı düşlerden iğrenerek…

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

lethe de yıkayın beni...

Kategoriler

Arkadaşlarım

madlyredstone
redstoned